Skip to main content

Corona Virüsü Bulunduğu Yüzeyde Ne Kadar Yaşar

2019 yılının Aralık ayında Çin'de ortaya çıkan Koronavirüs aslında hastalıklı hayvanlardan insanlara bulaşarak meydana çıkmıştır. Koronavirüsün bulaşma yolunun solunum yolları ile olduğu düşünülmektedir. Solunum yolları hastalıkları genelde bir kişinin öksürmesi ve hapşırması ile çevresindeki kişilere bulaşmış olur. Başka bir bulaşma yolu da kişinin kullandığı kişisel eşyaların kullanımıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün yayınladığı bildiriye göre kronik rahatsızlığı olanlar, hasta kişinin yakınları ve sağlık personelleri büyük risk altındadır. Koronavirüs en çok rastlanan hastalık belirtileri olarak öksürük, ateş veya solunum güçlüğü ile ortaya çıkar. Tedavi edilmeyen Koronavirüs vakaları sonucunda böbrek yetmezliği, zatürree ve ciddi boyut olarak ölüm meydana gelir. Koronavirüs bulunduğu plastik yüzeyde 2 ila 3 gün yaşayabiliyor. Öksürük sebebiyle bulaşan damlacık yoluyla ise 3 saat hayatta kalabilir. 

[widgetkit id="65" name="Corona Virüsü Bulunduğu Yüzeyde Ne Kadar Yaşar?"]

İş yerlerinde Koronavirüs Tanısı

Koronavirüsün yayılmasının ardından her yerde sağlık için tedbir alınmaya başlandı. Dışarı çıkma yasağı tedbirinden sonra işyerleri çalışanları için birtakım önlemler almaya başladı. Bu önlemlerden biri ise çalışanlar için yapılan Koronavirüs test kitleridir. Yapılan bu test kitleri sayesinde çalışanların hasta olup olmadığı değerlendirilir ve gerekli tedbirler uygulanarak hasta çalışanın hastalığı diğer çalışanlara bulaştırması önlenir. Hastalığın  bulaşmaması için 14 altın kural vardır ve bu kurallara uyulması önemlidir. İşyerinde Koronavirüsten korunmak için sosyal mesafeye dikkat edilmeli. Fiziksel temastan kaçınılmalı. Çalışma alanı dezenfekte edilmeli. Eller yıkanarak dezenfektan ile temiz tutulmalı. Çalışma ortamı sık sık havalandırılmalı. Hasta kişilerin en yakın sağlık kuruluşuna gitmeleri sağlanmalı ve istirahat etmelerine özen gösterilmeli. 

Tekstil Sektöründe Yeni Tip Koronavirüs İle Etkin Mücadele

Solunum yolları ile kolayca bulaşabilen Koronavirüs için gerekli tedbirler yapılıyor. Bu tedbirlerden biri ise dışarı çıkarken hastalık bulaşmasın diye ağızda maske kullanımıdır. Bu maskelerin üretimi ise ancak tekstil sektörü ile sağlanır. Tekstillerde ve meslek liseleri veya halk eğitim merkezlerinin dikiş kurslarında dikilen maskeler dikimi tamamlandıktan sonra sterilize edilerek paketleme aşamasından sonra çalışanlara ve hastalıktan korunmak isteyen bütün bireylere ulaştırılır. Böylelikle solunum yolu ile bulaşma bir nebze azalmış olur. 

Yeni Tip Koronavirüs İle Etkin Mücadele

Koronavirüs Havada Canlı Kalır Mı? 

Dünyada yaşayan bütün insanlara bulaşarak ortaya çıkan Koronavirüs hakkında insanların merak ettiği bir konu daha ortaya çıktı. Koronavirüs havada canlı kalır mı? Sorusuna yanıt aramaya başladılar. Bu soruya uzmanlar hem evet hem de hayır diyerek cevap veriyor. Koronavirüslü bir bireyin öksürme veya hapşırma durumunun olması virüsün havada asılı kalıp insanlara bulaşabileceği anlamına gelmiyor diyen uzmanlar virüsün sosyal mesafe kuralına uyulmadığı takdirde bulaşacağının önemini vurguladı. Sosyal mesafeye dikkat eden bireylerde bu hastalığın görülme riskinin az olduğunu sözlerine ekledi. 

14 Altın Kural 

Uyulması gereken 14 kural şu şekildedir:

  • Eller sık sık su ve sabun ile dezenfekte edilerek yıkanmalı. 
  • Soğuk algınlığı belirtileri gösteren hasta bireylerden uzak durulmalı. 
  • Öksürme ya da hapşırma esnasında mutlaka ağzı kapatmalısınız.
  • Tokalaşmak veya sarılma gibi fiziksel temastan kaçınılmalı. 
  • Kirli olan eller hiçbir yere temas edilmemeli. 
  • Yurt içi ve yurt dışı seyahatleri ertelemeli. 
  • Yurt dışından dönüş yapıldı ise 14 gün evden çıkılmamalı. 
  • Ortamın sık sık havalandırılması sağlanmalı. 
  • Kıyafetler 90' derece ısıda yıkanarak ütülenmeli. 
  • Sık kullanılan yüzeyler her gün temizlenmeli. 
  • Hasta bireyler risk grubundaki kişilerle temas etmemeli, maske takmadan dolaşmamalı. 
  • Kişisel eşyalar ortak kullanılmamalı. 
  • Beslenmeye ve uyku düzenine dikkat ederek bol su tüketilmelidir.
  • Ateş yüksekliği, nefes darlığı, öksürük gibi belirtiler varsa en yakın sağlık kuruluşuna gidilmeli. 

Kısaca Koronavirüsün bulaşmasını istemeyen, 14 altın kurala uyan kişiler dışarı çıkarken maske takmalı ve ellerini sık sık yıkamalı. 

  • İzlenme: 746

Temel İş Güvenliği Eğitimi Hk. (Bilinmesi Gerekenler)

Eğitim ve öğretim, işçileri ve yöneticileri işyeri tehlikeleri ve kontrolleri hakkında bilgilendirmek için daha güvenli çalışabilmeleri ve daha üretken olmaları için önemli araçlardır. Bununla birlikte, eğitim ve öğretimin bir başka rolü, işçilere ve yöneticilere, sağlık ve güvenlik programının kendisi hakkında daha fazla bilgi vermelerini sağlamaktır, böylece geliştirilmesine ve uygulanmasına katkıda bulunabilirler.

[widgetkit id="66" name="Temel İş Güvenliği Eğitim Hk. (Bilinmesi Gerekenler)"]

Eğitim ve öğretim işverenlere, yöneticilere, amirlere ve çalışanlara şunları sağlar:
İşlerini güvenli bir şekilde yapmak ve kendilerini veya başkalarını riske atabilecek tehlikeler yaratmaktan kaçınmak için gerekli bilgi ve beceriler.İşyeri tehlikelerinin farkında olma ve anlama ve bunların nasıl tanımlanacağı, raporlanacağı ve kontrol edileceği.İşleri benzersiz tehlikeler içerdiğinde özel eğitim.İşverenlere veya bireysel yöneticilere, amirlere ve işçilere verilen görevlere bağlı olarak ek eğitim gerekebilir. Örneğin, işverenler, yöneticiler ve amirler güvenlik ve sağlık programı için liderlik, yön ve kaynak sağlama rollerini yerine getirebilmelerini sağlamak için özel eğitime ihtiyaç duyabilirler. Programda belirli roller atanan işçilerin (örneğin, olay inceleme ekibi üyeleri) bu işlevlere tam katılımlarını sağlamak için eğitime ihtiyaçları olabilir.
Resmi bir sınıf ortamının dışında etkili eğitim ve öğretim sağlanabilir. Eşler arası eğitim, iş başında eğitim ve çalışma sahası gösterileri güvenlik kavramlarının aktarılmasında, tehlikelerin ve kontrollerinin anlaşılmasını sağlamada ve iyi iş uygulamalarının teşvik edilmesinde etkili olabilir.

Temel İş Güvenliği Eğitim Hk. (Bilinmesi Gerekenler)

  • Program farkındalığı eğitimi sağlama
  • İşverenleri, yöneticileri ve amirleri programdaki rolleri hakkında eğitim
  • İşçileri güvenlik ve sağlık programındaki belirli rolleri hakkında eğitim
  • Çalışanları tehlike tanımlama ve kontroller konusunda eğitim
  • İzlenme: 735

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ve Ortak Sağlık ve Güvenlik birimi, iş güvenliği alanında faaliyet gösteren bakanlıkların altında çalışan en önemli birimler olarak bilinmektedir.  Son derece donanımlı ve kapsamlı olarak çalışan bu iki birim iş güvenliği açısından büyük görevler üstlenmiştir. Her iki biriminde faaliyet alanları birbirinden farklıdır. Ancak hizmet amaçları ortak olup iş yeri sağlık ve güvenliğinin sağlanması için başarılı çalışmalar yürütmektedirler.

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi daha çok tek bir işletmeden sorumlu bir birimdir. Ancak Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi birden fazla işletmenin güvenliğinden sorumlu birimlerdir. Bu birimler girişimcilerin ilgili bakanlıktan izin alması ile birlikte kurulması sağlanır. İSGB yani İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi işyerlerinde güvenliğin sağlanması için iş sağlığı hizmetlerini yürütmekle görevlidir. Bu birimler iş yerlerinin hangi tehlike derecesinde olduğunu tespit eder. İşletmenin tehlike derecesine göre iş güvenliği uzmanı ve bir işyeri hekimi ile kurulabilir. Bu birimler iş yerlerinin faaliyetlerinin devam ettiği katta ve giriş katında kurulması son derece önemlidir. Çalışan sayısına göre oluşturulan bu birimlerde hem işyeri hekimleri hem de iş güvenliği uzmanının tam zamanlı olarak çalışması gerekir.

[widgetkit id="67" name="İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?"]

OSGB yani Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi ise faaliyette olduğu şehirde ya da çevre şehirlerde görev alan bir birimdir. Bu birimlerin bünyesinde en az farklı uzmanlık dalına sahip olan üç tane personel bulundurulması gereklidir. Bu personeller arasında işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanıdır. Bu birimler de yine işletmelerin zemin katında ya da giriş kısmında bulunması gereklidir. OSGB iş yerlerindeki tüm güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan birimlerdir. Her iki birimin en önemli farklılıklarından birisi de ISGB açmak daha kolayken OSGB açmak daha zordur. Aynı zamanda ISGB şartları hafifken OSGB şartları çok daha ağır olan birimlerdir.

Neden İSG Uzmanı Ve İşyeri Hekimi Bulundurmak Zorundayız?

İşletmelerde güvenlik tedbirlerinin artık yasal bir zorunluluk haline gelmesi ve işçinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi kapsamında işyeri hekimi ve İSG uzmanı bulundurmak zorunlu hallerden biri olmuştur. İş yerlerinde olası iş kazaları karşısında işçilerin bedensel ve ruhsal olarak kötü etkilenmesi, büyük kazalar karşısında can kayıplarının meydana gelmesi işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanını bir işletmede gerekli hale getiren durumlar arasındadır.

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?

Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Şartları Nelerdir?

Asıl işveren, 4857 sayılı kanunda belirtildiği üzere işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi veya da kurum ya da kuruluşlar olarak tanımlanmıştır. Kısacası sigortalı işçi çalıştıran taraf olarak tanımlanabilir. Alt işveren ise 5510 sayılı kanuna göre bir işverenden işletmedeki deki hizmet ya da ürün üretimini konusunda iş alan ve bu işlerin yapılmasında sigortalıları çalıştıran üçüncü şahıslardır. Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulmasındaki şartlar ise şunlardır:

  • Asıl işverenlerin işletme içerisinde kendi işçilerini de bulundurmalıdır.
  • Alt işverene verilmiş olan işlerin mutlaka işletmedeki mal ve hizmet üretimi dışında yardımcı işlerden biri olmalıdır.
  • Alt işveren görevlendirmiş olduğu işçileri yalnızca belirtilen işte çalıştırmak zorundadır.
  • Alt işveren mutlaka asıl işe bağlı bir iş dalında üretim yapmalıdır.
  • Alt işveren daha önce o işletmede çalışan işçilerden biri olmamalıdır.

Fakat işletmede çalışan bir içinin daha sonra bu işçinin işletme ortağı olması bu duruma engel teşkil etmez.

OSGB Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Bize Ne Gibi Avantajlar Sağlayabilir?

OSGB, tüm işletmelerin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olan birimlerdir. İşçilerin sağlığı açısından işyeri hekimi bulundurulması ve diğer sağlık personeline yer verilmesi işyerinin güvenliği açısından önemli artılardır.

  • İzlenme: 1349

Az Tehlikeli Sınıfta 50'den Az Çalışanı Olan İşverenler İçin, İş Güvenliği Uzmanı & İşyeri Hekimi Hizmeti Alma Zorunluluğu

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasına göre 50 kişiden az çalışanı ve Az Tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri 01/07/2020 tarihi itibariyle İş Güvenliği uzmanı ve İşyeri hekimi hizmet almak zorunluğu başlayacaktır. Bilindiği üzere 50 kişinin üzerinde yer alan Az Tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler ve 1 çalışanı olan Tehlikeli ve Çok Tehlikeli sınıfya yer alan işletmeler 01/01/2014 yılında İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi hizmeti zorunluluğu başlamıştı.

50 den az Çalışanı Olan İşletmelerin Ne yapması Gerekmektedir

İşletmelerin 01/07/2020 tarihinden önce bir OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi ) ile sözleşme imzalayıp sözleşmeleri İSG-KATİP aracılığı ile Aile  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı na bildirim yapmaları gerekmektedir. İsg-Katip programı vasıtasıyla sözleşme onayı yapmayan firmaların cezai işlem durumu devam etmektedir.

İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi Firmalarda Neler Yaparlar?

Az Tehlikeli Sınıfta 50'den Az Çalışanı Olan İşverenler İçin, İş Güvenliği Uzmanı & İşyeri Hekimi Hizmeti Alma Zorunluluğu

Risk Değerlendirmesi çalışmasında bulunmak

Acil Durum Plan Hazırlamak

Yangın Eğitimi Vermek

Yangın Tatbikatı Yaptırmak

Temel İş Güvenliği Eğitimi Vermek

Sağlık Raporu vermek

Reçete yazmak

Tespit ve Öneri Defterini aylık olarak doldurmak

Temel ilkyardım Eğitimi Vermek

Çalışanları işyerinde olabilecek kazalara karşı uyarmak

Riskli davranışları belirlemek

Ortam ölçümleri firmaya yönlendirmek ve bunlar gibi çeşitli görevleri bulunmaktadır

Hizmet Alırken Nelere Dikkat Etmeyeliz

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti veren Ruhsatlı kuruluşlara OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) denilmektedir. OSGB ler Aile Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan kuruluşlardır. Ruhsata olmayan firmalar bu hizmeti veremezler. OSGB ler İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimini kendi bünyesinde istihdam ederler. Hizmet Alan İşyerleri ,İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimi için kesinlikle SSK yaptırmayacaklardır Çünkü Ruhsatlı kuruluşlarda istihdam edilen personelin SSk sı tam zamanlı olarak yapılmaktadır

İSG-Katip Atama Onayı Nasıl Yapılır

OSGB ler atama yaptıktan sonra Hizmet Alan İşyerinin yapması gerekenler aşağıdaki gibidir

Öncelikle Mali müşavirinizden Sgk E-Bildirge Kullanıcı Adında bulunan TC Kimlik numarası kime ait se o kişi kendi Tc Kimlik numarası ve e devlet şifresiyle www.turkiye.gov.tr adresine giriş yapılır

Arama Motoruna İSG-Katip yazılır İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt Takip Programına tıklanır

Açılan pencerede sırasıyla Uygulamaya Git sonra Kayıtlı Kullanıcı Girişi ne tıklanır

Açılan sekmede Şirketinizin SGK numarası nı bulup giriş e tıklıycaksınız

Sol tarafta Hizmet Alan İşyeri Modulüne tıklanır

Sonra Sözleşmelere tıklanır

Daha sonra Ana Ekranda karşımıza atanmış olan İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi isimleri karşımıza çıkar Bir tanesine tıkladıktan sonra .yukarıda yeşil renkte onayla işaretine tıklıycaz ve açılan sekmede kayıt tuşuna bakarak işlemi tamamlamış olacağız

Aynı işlemi hem iş güvenliği uzmanı hemde işyeri hekimi için tekrarlayıp Güvenli Çıkış diyebiliriz

Önemli Not: Yetkili kuruluşların yani OSGB lerin yaptıkları atamalar da sadece anlatıldığı gibi onay yapılır Eğer birisi size İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekiminin TC Kimlik numarasını verir ve İSg Katip sisteminden bu Kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini söylüyor veya Uzman ve Hekim için SSK yatırılması gerektiğini söylüyorsa Ruhsatlı bir OSGB değildir.

2020 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti almayan firmaların çeşitli cezaları bulunmaktadır

İş güvenliği uzmanı bulundurmama  Aylık 11375 Tl

İşyeri hekimi bulundurmama Aylık 11375 Tl

Çalışanlara sağlık gözetimi yaptırmamak Kişi Başı 2343 Tl

Temel İş Güvenliği Eğitimi aldırmamak kişi başı 948 Tl cezası bulunmakatadır

  • İzlenme: 1017

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Amacı Nedir?

İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlemesi yönetmeliği 30. 12. 2012 tarihinde yürürlüğe giren bir yönetmeliktir. Bu yönetmelik kapsamına göre işverenler, çalışma ortamlarının ve çalışanların güvenliğini sağlamak durumundadır. Aynı zamanda bu güvenliğin devam ettirilmesi ve geliştirilmesi amacını da taşımaktadır. İş sağlığı ve güvenliği bakımından risk değerlendirmesi yapmak ve yaptırmak işverenlere zorunlu hale getirilen uygulamalar arasındadır.

İşletmelerde yapılacak olan risk değerlendirmesi sayesinde işletmelerde meslek hastalıklarının ve iş kazalarının ortaya çıkaracağı risklerin en aza indirilmesi açısından son derece önemlidir. Risk değerlendirmesi yaptırılması işletmeler açısından süre zorunluluğu olmayan uygulamalardır. İşletmeler bu değerlendirmeleri en kısa süre içerisinde yaptırmak zorundadır.

[widgetkit id="68" name="İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Amacı Nedir?"]

Risk değerlendirmesi yapılırken işletmelerin kuruluş aşamasından başlanarak tehlikelerin tanımlanması, risklerin belirlenmesi, analiz edilmesi ve risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması gerekir. Bunlara ek olarak yapılan tüm çalışmaların güncellenmesi ve gerektiği durumlarda yenilenmesi oldukça önemlidir. Bir işletmede risk değerlendirmesinin yapılmış olması işverenlerin bu alandaki yükümlülüklerini ortadan kaldıran bir durum değildir. Aynı zamanda işverenlerin bu değerleme çalışması sırasında ilgili kişilere ihtiyaç duydukları tüm bilgileri verme yükümlülüğü de vardır.

Ülkemiz 6331 Sayılı Yasaya Göre Hangi İşletmeler Risk Analizi Yapmalıdır?

Ülkemizde irili ufaklı birçok işletme bulunuyor. Bu işletmelerin gereken iş güvenliğini ve işçi sağlığını koruyabilmeleri açısından belirli periyotlarda risk analizi yaptırmaları gereklidir. Bu risk analizi için bazı işletmeler zorunlu tutulmaktadır. En az bir tane personel çalıştıran tüm işletmeler bu risk analizini yaptırmak durumundadır. Eğer işletmede bir personel çalışmıyorsa işveren kendisi bu işletmeyi çalıştırıyor ise bu yükümlülüğün dışında tutulmaktadır.

Risk analizi yaptırmak durumuna olan işletmelerde ise risk sınıfı çeşitli kriterlere göre belirlenmektedir. Bu süreçte öncelikle, işletmelerin hangi tehlike kodunda olduğu tespit ediliyor. Daha sonra Tebliğ Sınırları Listesi içerisinden Tehlikeli, Çok Tehlikeli ya da Az Tehlikeli işletme grubu olduğu belirleniyor. Risk sınıfı belirleme işlemlerinin mutlaka İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamına uygun olması şartı vardır.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmelik Esasları

Risk Değerlendirmesi Kaç Yılda Bir Yenilenir?

Yapılan Risk Değerlendirmesinin güncel tutulması da önemli bir konudur. Bu güncelleme tehlike sınıflarına göre belirli periyotlarda gerçekleştirilmektedir. Çok tehlikeli olan iş yerlerinde en geç iki senede bir yapılması gerekir. Tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler 4 yılda bir güncellemelidir. Az tehlikeli sınıflarda ise 6 yılda bir yapılması gereken uygulamalardır. Bunlarla birlikte işyerinin taşınması ya da binalarda yapısal değişiklik olması durumunda, üretim yöntemlerinde değişiklikler meydana gelmesi, iş kazası ya da meslek hastalığı gerçekleşmesi veya da bu olayların yaşanmasına yaklaşılması durumlarında bu değerlendirmenin güncellenmesi gerekebilir. İşyerinin dışında gerçekleşen bir olayın işyerini etkileme riskinin doğması da risk değerlendirmesinin güncellenmesini gerekli hale getiren durumlar arasındadır.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Risk Değerlendirmesi Kaç Yılda Bir Yapılır?

Kimyasal maddelerle çalışılan ortamlarda iş güvenliği ve işçi sağlığı büyük bir risk altında olabiliyor. Bu tarz risk taşıyan işletmelerde Risk Değerlendirmesinin mutlaka güncel tutulması gerekmektedir. Kimyasal maddelerle üretim gerçekleştirilen işletmelerde en az beş yılda bir defa olarak risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bununla birlikte çalışma koşullarında önemli bir değişiklik söz konusu olduğunda bu değerlendirmenin yenilenmesi gerekir. Aynı zamanda ortam ölçümlerinde veya da sağlık gözetimleri sonucunda şüpheli bir durum ortaya çıktığında da risk değerlendirmesinin yenilenmesi gerekebilir. Kimyasal maddeler nedeni ile bir kaza olduğunda ya da kazaya yaklaşıldığında da risk değerlendirmesinin süresi dolmadan yeniden bir değerlendirme yapılması gereken durumlar arasındadır.

  • İzlenme: 2343