Skip to main content

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ve Ortak Sağlık ve Güvenlik birimi, iş güvenliği alanında faaliyet gösteren bakanlıkların altında çalışan en önemli birimler olarak bilinmektedir.  Son derece donanımlı ve kapsamlı olarak çalışan bu iki birim iş güvenliği açısından büyük görevler üstlenmiştir. Her iki biriminde faaliyet alanları birbirinden farklıdır. Ancak hizmet amaçları ortak olup iş yeri sağlık ve güvenliğinin sağlanması için başarılı çalışmalar yürütmektedirler.

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi daha çok tek bir işletmeden sorumlu bir birimdir. Ancak Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi birden fazla işletmenin güvenliğinden sorumlu birimlerdir. Bu birimler girişimcilerin ilgili bakanlıktan izin alması ile birlikte kurulması sağlanır. İSGB yani İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi işyerlerinde güvenliğin sağlanması için iş sağlığı hizmetlerini yürütmekle görevlidir. Bu birimler iş yerlerinin hangi tehlike derecesinde olduğunu tespit eder. İşletmenin tehlike derecesine göre iş güvenliği uzmanı ve bir işyeri hekimi ile kurulabilir. Bu birimler iş yerlerinin faaliyetlerinin devam ettiği katta ve giriş katında kurulması son derece önemlidir. Çalışan sayısına göre oluşturulan bu birimlerde hem işyeri hekimleri hem de iş güvenliği uzmanının tam zamanlı olarak çalışması gerekir.

[widgetkit id="67" name="İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?"]

OSGB yani Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi ise faaliyette olduğu şehirde ya da çevre şehirlerde görev alan bir birimdir. Bu birimlerin bünyesinde en az farklı uzmanlık dalına sahip olan üç tane personel bulundurulması gereklidir. Bu personeller arasında işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanıdır. Bu birimler de yine işletmelerin zemin katında ya da giriş kısmında bulunması gereklidir. OSGB iş yerlerindeki tüm güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan birimlerdir. Her iki birimin en önemli farklılıklarından birisi de ISGB açmak daha kolayken OSGB açmak daha zordur. Aynı zamanda ISGB şartları hafifken OSGB şartları çok daha ağır olan birimlerdir.

Neden İSG Uzmanı Ve İşyeri Hekimi Bulundurmak Zorundayız?

İşletmelerde güvenlik tedbirlerinin artık yasal bir zorunluluk haline gelmesi ve işçinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi kapsamında işyeri hekimi ve İSG uzmanı bulundurmak zorunlu hallerden biri olmuştur. İş yerlerinde olası iş kazaları karşısında işçilerin bedensel ve ruhsal olarak kötü etkilenmesi, büyük kazalar karşısında can kayıplarının meydana gelmesi işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanını bir işletmede gerekli hale getiren durumlar arasındadır.

İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Arasındaki Fark Nedir?

Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Şartları Nelerdir?

Asıl işveren, 4857 sayılı kanunda belirtildiği üzere işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi veya da kurum ya da kuruluşlar olarak tanımlanmıştır. Kısacası sigortalı işçi çalıştıran taraf olarak tanımlanabilir. Alt işveren ise 5510 sayılı kanuna göre bir işverenden işletmedeki deki hizmet ya da ürün üretimini konusunda iş alan ve bu işlerin yapılmasında sigortalıları çalıştıran üçüncü şahıslardır. Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulmasındaki şartlar ise şunlardır:

  • Asıl işverenlerin işletme içerisinde kendi işçilerini de bulundurmalıdır.
  • Alt işverene verilmiş olan işlerin mutlaka işletmedeki mal ve hizmet üretimi dışında yardımcı işlerden biri olmalıdır.
  • Alt işveren görevlendirmiş olduğu işçileri yalnızca belirtilen işte çalıştırmak zorundadır.
  • Alt işveren mutlaka asıl işe bağlı bir iş dalında üretim yapmalıdır.
  • Alt işveren daha önce o işletmede çalışan işçilerden biri olmamalıdır.

Fakat işletmede çalışan bir içinin daha sonra bu işçinin işletme ortağı olması bu duruma engel teşkil etmez.

OSGB Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Bize Ne Gibi Avantajlar Sağlayabilir?

OSGB, tüm işletmelerin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olan birimlerdir. İşçilerin sağlığı açısından işyeri hekimi bulundurulması ve diğer sağlık personeline yer verilmesi işyerinin güvenliği açısından önemli artılardır.

  • İzlenme: 1896

Az Tehlikeli Sınıfta 50'den Az Çalışanı Olan İşverenler İçin, İş Güvenliği Uzmanı & İşyeri Hekimi Hizmeti Alma Zorunluluğu

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasına göre 50 kişiden az çalışanı ve Az Tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri 01/07/2020 tarihi itibariyle İş Güvenliği uzmanı ve İşyeri hekimi hizmet almak zorunluğu başlayacaktır. Bilindiği üzere 50 kişinin üzerinde yer alan Az Tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler ve 1 çalışanı olan Tehlikeli ve Çok Tehlikeli sınıfya yer alan işletmeler 01/01/2014 yılında İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi hizmeti zorunluluğu başlamıştı.

50 den az Çalışanı Olan İşletmelerin Ne yapması Gerekmektedir

İşletmelerin 01/07/2020 tarihinden önce bir OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi ) ile sözleşme imzalayıp sözleşmeleri İSG-KATİP aracılığı ile Aile  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı na bildirim yapmaları gerekmektedir. İsg-Katip programı vasıtasıyla sözleşme onayı yapmayan firmaların cezai işlem durumu devam etmektedir.

İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi Firmalarda Neler Yaparlar?

Az Tehlikeli Sınıfta 50'den Az Çalışanı Olan İşverenler İçin, İş Güvenliği Uzmanı & İşyeri Hekimi Hizmeti Alma Zorunluluğu

Risk Değerlendirmesi çalışmasında bulunmak

Acil Durum Plan Hazırlamak

Yangın Eğitimi Vermek

Yangın Tatbikatı Yaptırmak

Temel İş Güvenliği Eğitimi Vermek

Sağlık Raporu vermek

Reçete yazmak

Tespit ve Öneri Defterini aylık olarak doldurmak

Temel ilkyardım Eğitimi Vermek

Çalışanları işyerinde olabilecek kazalara karşı uyarmak

Riskli davranışları belirlemek

Ortam ölçümleri firmaya yönlendirmek ve bunlar gibi çeşitli görevleri bulunmaktadır

Hizmet Alırken Nelere Dikkat Etmeyeliz

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti veren Ruhsatlı kuruluşlara OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) denilmektedir. OSGB ler Aile Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan kuruluşlardır. Ruhsata olmayan firmalar bu hizmeti veremezler. OSGB ler İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimini kendi bünyesinde istihdam ederler. Hizmet Alan İşyerleri ,İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimi için kesinlikle SSK yaptırmayacaklardır Çünkü Ruhsatlı kuruluşlarda istihdam edilen personelin SSk sı tam zamanlı olarak yapılmaktadır

İSG-Katip Atama Onayı Nasıl Yapılır

OSGB ler atama yaptıktan sonra Hizmet Alan İşyerinin yapması gerekenler aşağıdaki gibidir

Öncelikle Mali müşavirinizden Sgk E-Bildirge Kullanıcı Adında bulunan TC Kimlik numarası kime ait se o kişi kendi Tc Kimlik numarası ve e devlet şifresiyle www.turkiye.gov.tr adresine giriş yapılır

Arama Motoruna İSG-Katip yazılır İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt Takip Programına tıklanır

Açılan pencerede sırasıyla Uygulamaya Git sonra Kayıtlı Kullanıcı Girişi ne tıklanır

Açılan sekmede Şirketinizin SGK numarası nı bulup giriş e tıklıycaksınız

Sol tarafta Hizmet Alan İşyeri Modulüne tıklanır

Sonra Sözleşmelere tıklanır

Daha sonra Ana Ekranda karşımıza atanmış olan İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi isimleri karşımıza çıkar Bir tanesine tıkladıktan sonra .yukarıda yeşil renkte onayla işaretine tıklıycaz ve açılan sekmede kayıt tuşuna bakarak işlemi tamamlamış olacağız

Aynı işlemi hem iş güvenliği uzmanı hemde işyeri hekimi için tekrarlayıp Güvenli Çıkış diyebiliriz

Önemli Not: Yetkili kuruluşların yani OSGB lerin yaptıkları atamalar da sadece anlatıldığı gibi onay yapılır Eğer birisi size İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekiminin TC Kimlik numarasını verir ve İSg Katip sisteminden bu Kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini söylüyor veya Uzman ve Hekim için SSK yatırılması gerektiğini söylüyorsa Ruhsatlı bir OSGB değildir.

2020 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti almayan firmaların çeşitli cezaları bulunmaktadır

İş güvenliği uzmanı bulundurmama  Aylık 11375 Tl

İşyeri hekimi bulundurmama Aylık 11375 Tl

Çalışanlara sağlık gözetimi yaptırmamak Kişi Başı 2343 Tl

Temel İş Güvenliği Eğitimi aldırmamak kişi başı 948 Tl cezası bulunmakatadır

  • İzlenme: 1331

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Amacı Nedir?

İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlemesi yönetmeliği 30. 12. 2012 tarihinde yürürlüğe giren bir yönetmeliktir. Bu yönetmelik kapsamına göre işverenler, çalışma ortamlarının ve çalışanların güvenliğini sağlamak durumundadır. Aynı zamanda bu güvenliğin devam ettirilmesi ve geliştirilmesi amacını da taşımaktadır. İş sağlığı ve güvenliği bakımından risk değerlendirmesi yapmak ve yaptırmak işverenlere zorunlu hale getirilen uygulamalar arasındadır.

İşletmelerde yapılacak olan risk değerlendirmesi sayesinde işletmelerde meslek hastalıklarının ve iş kazalarının ortaya çıkaracağı risklerin en aza indirilmesi açısından son derece önemlidir. Risk değerlendirmesi yaptırılması işletmeler açısından süre zorunluluğu olmayan uygulamalardır. İşletmeler bu değerlendirmeleri en kısa süre içerisinde yaptırmak zorundadır.

[widgetkit id="68" name="İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Amacı Nedir?"]

Risk değerlendirmesi yapılırken işletmelerin kuruluş aşamasından başlanarak tehlikelerin tanımlanması, risklerin belirlenmesi, analiz edilmesi ve risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması gerekir. Bunlara ek olarak yapılan tüm çalışmaların güncellenmesi ve gerektiği durumlarda yenilenmesi oldukça önemlidir. Bir işletmede risk değerlendirmesinin yapılmış olması işverenlerin bu alandaki yükümlülüklerini ortadan kaldıran bir durum değildir. Aynı zamanda işverenlerin bu değerleme çalışması sırasında ilgili kişilere ihtiyaç duydukları tüm bilgileri verme yükümlülüğü de vardır.

Ülkemiz 6331 Sayılı Yasaya Göre Hangi İşletmeler Risk Analizi Yapmalıdır?

Ülkemizde irili ufaklı birçok işletme bulunuyor. Bu işletmelerin gereken iş güvenliğini ve işçi sağlığını koruyabilmeleri açısından belirli periyotlarda risk analizi yaptırmaları gereklidir. Bu risk analizi için bazı işletmeler zorunlu tutulmaktadır. En az bir tane personel çalıştıran tüm işletmeler bu risk analizini yaptırmak durumundadır. Eğer işletmede bir personel çalışmıyorsa işveren kendisi bu işletmeyi çalıştırıyor ise bu yükümlülüğün dışında tutulmaktadır.

Risk analizi yaptırmak durumuna olan işletmelerde ise risk sınıfı çeşitli kriterlere göre belirlenmektedir. Bu süreçte öncelikle, işletmelerin hangi tehlike kodunda olduğu tespit ediliyor. Daha sonra Tebliğ Sınırları Listesi içerisinden Tehlikeli, Çok Tehlikeli ya da Az Tehlikeli işletme grubu olduğu belirleniyor. Risk sınıfı belirleme işlemlerinin mutlaka İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamına uygun olması şartı vardır.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmelik Esasları

Risk Değerlendirmesi Kaç Yılda Bir Yenilenir?

Yapılan Risk Değerlendirmesinin güncel tutulması da önemli bir konudur. Bu güncelleme tehlike sınıflarına göre belirli periyotlarda gerçekleştirilmektedir. Çok tehlikeli olan iş yerlerinde en geç iki senede bir yapılması gerekir. Tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler 4 yılda bir güncellemelidir. Az tehlikeli sınıflarda ise 6 yılda bir yapılması gereken uygulamalardır. Bunlarla birlikte işyerinin taşınması ya da binalarda yapısal değişiklik olması durumunda, üretim yöntemlerinde değişiklikler meydana gelmesi, iş kazası ya da meslek hastalığı gerçekleşmesi veya da bu olayların yaşanmasına yaklaşılması durumlarında bu değerlendirmenin güncellenmesi gerekebilir. İşyerinin dışında gerçekleşen bir olayın işyerini etkileme riskinin doğması da risk değerlendirmesinin güncellenmesini gerekli hale getiren durumlar arasındadır.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Risk Değerlendirmesi Kaç Yılda Bir Yapılır?

Kimyasal maddelerle çalışılan ortamlarda iş güvenliği ve işçi sağlığı büyük bir risk altında olabiliyor. Bu tarz risk taşıyan işletmelerde Risk Değerlendirmesinin mutlaka güncel tutulması gerekmektedir. Kimyasal maddelerle üretim gerçekleştirilen işletmelerde en az beş yılda bir defa olarak risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bununla birlikte çalışma koşullarında önemli bir değişiklik söz konusu olduğunda bu değerlendirmenin yenilenmesi gerekir. Aynı zamanda ortam ölçümlerinde veya da sağlık gözetimleri sonucunda şüpheli bir durum ortaya çıktığında da risk değerlendirmesinin yenilenmesi gerekebilir. Kimyasal maddeler nedeni ile bir kaza olduğunda ya da kazaya yaklaşıldığında da risk değerlendirmesinin süresi dolmadan yeniden bir değerlendirme yapılması gereken durumlar arasındadır.

  • İzlenme: 2848

Ekranlı Araçlarla Çalışma Eğitimi (Sağlık ve Güvenlik Önlemleri)

İş sağlığı ve güvenliği yasal olarak yönetmeliğin 16, 17, 18 ve 30 maddesine göre işverenler işyerinde çalıştırdıkları çalışanlara içinde bulundukları tehlike sınıfına uygun olarak belli bir zaman aralığında eğitim verilmesini mutlaka sağlamak zorundadırlar. Bu eğitim ekranlı araçlarla çalışmalarını gerektiren çalışanların sağlık ve güvenlik konusunda başlangıç seviyesinde eğitim almalarını biçiminde olmalıdır. Buna bağlı olarak eğitimin içeriği ekranlı araçlarda çalışma amacı, ekranlı araç kapsamına giren işler nelerdir?  Ekranlı araçlar kapsamına girmeyen işler nelerdir? Gibi eğitim içeriği bulunan eğitimler sağlanmak zorundadır. Bu yasal olarak uyulması gereken zorunlu durumlardan biridir. 

Ekranlı Araçlarla Çalışma Eğitimi

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri

İş sağlığı ve güvenliği çalışanı koruma kapsamında yasalarla belirlenmiştir. Buna göre işverenler işyerinde çalışan personele yaptıkları işin tehlikeleri konusunda ve bu işin hangi tehlike sınıfına girdiği ile ilgili eğitimin yanı sıra aynı zamanda önlemlerini de almalıdırlar. Ekranlı araçlarla çalışanlar, bu konu ile ilgili bütün donanımı ve korunma yollarını eğitime devam ederek öğrenmek zorundadır. Bu işveren açısından son derece zaruri bir durumdur.

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Soruları

Ekranlı araçlarla çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemleri hakkında yönetmelik soruları eğitim süreci boyunca çalışanlara ekranlı araçlar kapsamına giren işyerlerinin neler olduğu konusunda detaylı olarak bilgi verir. Ekranlı araçlarla çalışmayı kapsayan işyerleri ekranlı araçlarla çalışırken bunun yasal dayanağının neler olduğu konusunda detaylı bilgi sahibi olmaları şarttır. Ekranlı çalışmanın tanıtımları, ekranlı araçlarla çalışma, çalışanın işe etkilerinin neler olduğu,  ekranlı araçlarla çalışan işçilerin hangi hastalıklarla karşı karşıya kaldıkları, kalacakları,  ayrıca çalışanların bu konudaki eğitimi ve eğitim süresince yapmaları ve uymaları gereken zorunlu gerekliliklerin neler olduğunu bilmek zorundadırlar. Bu bilgilerin tamamı eğitim süreci boyunca verilmektedir ve bütün bu konular hakkında çalışanlar bilgi sahibi olmak zorundadır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin genel yönetmeliği eğitim alacak olan çalışanın eğitimden önce bir seviye belirleme sınavı yapılması ve eğitim sonrası değerlendirme sınavında tâbi tutulması gerekir.  Mutlaka bunu yasal olarak sağlamak zorundadırlar. Sınav sonucunda sertifika alabilmesi için internet üzerinden sınava tabi tutulurlar. Sertifika alabilmek için mobil cihazlardan veya bilgisayardan sınava katılabilirler. Sınavda başarılı olmak için 10 adet test sorusunun en az 20 tanesini cevaplamaları gerekir. Ayrıca sınavda başarılı olan çalışanlar sertifika almaya hak kazanırlar. Sınavda başarılı olamayanlar ise 3. defa tekrar sınava girme hakkı elde ederler.

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri

Ekranlı Araçlarla Çalışanlara Verilen Eğitimlerden Hangisi İş Sağlığı Ve Güvenliği Kapsamına Girmez?

Ekranlı araçlarla çalışıldığında oluşabilecek risk etkenleri;

  • Fiziksel risk etkenleri
  • Ergonomik risk etkenleridir.

Bir diğer risk etkenleri ise sosyal etkenlerdir. 

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Soruları

Fiziksel risk etkenleri

Zorlu ve tekrarlı ekipman kullanılması ve uygun pozisyonda oturmama durumunda aynı pozisyonda uzun süre oturma risk etkeni oluşturmaktadır. 

Ergonomik risk etkenleri

Ergonomik risk etkenleri,  oturma yeri olarak masa, monitör, klavye başında uygunsuz oturma, çalışma koşullarının yetersizliği, ışık, aydınlatma, sıcaklık, nem gibi aynı zamanda oturma yerinde masanın ekranın klavyenin ve mausun kişinin kullanabileceği yüksekliğin dışında olması durumu risk etkeni oluşturmaktadır. Ancak kişinin yaşı,  cinsiyeti veya fiziksel özellikleri ve diğer kişisel alışkanlıkları risk etkeni oluşturan unsurlar değildir. Ekranlı araçlarla çalışmalarda kol ve sinir kasları kas bağları elin içinin tabanında ve bilekte oluşacak deformasyonlar bir takım rahatsızlıklara sebep olur. Genellikle bu durumda çalışanlar da oluşan risk faktörleri median sinirin karpal tüneli sıkışması biçiminde ortaya çıkan bir karpal tünel sendromuna sebep olur.

  • İzlenme: 2753

Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Asbest ile ilgili olarak yapılmış olan bu yönetmeliğin birinci önceliği işverenin asbest ile ortaya çıkabilecek olan bütün tozlara karşı mağduriyetlerini en aza indirgemektir. Asbest söküm, yıkıntı, döküntü veya uzaklaştırma gibi pek çok çalışmada asbest tozu da açığa çıkabilir. 2012 tarihli yönetmeliğe göre belirlenen asbest ürünlerinin ortaya çıkarabileceği tozdan etkilenmemek için bu gerekli yönetmeliğe uyulmak zorundadır. Asbest ile ilgili olarak veriler bu yönetmeliğin dışında genel hükümler ile ilgili de yönetmelik bulunmaktadır. Bütün bu ayrıntılar incelenerek işyerinde bütün bu kurallara uyulması işçilerin sağlık ve güvenliği açısından oldukça önemli bir adım olduğu için bu alan sıkı bir şekilde takip ediliyor.

[widgetkit id="69" name="Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik"]

Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında yönetmelik Sorular

Sağlık ve güvenlik önlemleri yönetmeliğine göre aşağıdakilerden hangisi asbest türü değildir? Asbestle çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemlerine göre hangilerinin yapılması yasaktır? Asbest ile çalışacak olan işyeri yönetmelik kapsamında çalışmalara başlamadan önce nereye başvurulmalıdır? Asbest tozu çıkma ihtimali olan iş yeri sahibi çalışmalarına başlamadan önce yapacağı başvuruda neleri bulundurmak zorunda değildir? 8 saatlik çalışma düzenine sahip çalışan asbeste en fazla ne kadar miktarda maruz kalmalıdır? Asbestin ortamda çıkarmış olduğu toza karşı mağduriyetin en aza indirilmesi için ortam havasında sınır değeri nasıl ayarlanmalıdır? Bununla ilgili yapılacak olan çalışmalar nelerdir? İşyeri hekimi asbest ile çalışan işçilerin gerekli kontrollerini değerlendirir ve değerlendirme sonucuna göre işçilerin kadar süre burada çalışabileceği ile ilgili bilgi verir. Asbest ile çalışacak olan iş yerinin alması gereken önlemler nelerdir?

Asbest ile Çalışmalarda Günlük Limit Konsantrasyon Değeri Kaçtır?

Asbest ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda çalışanın maruziyetini belirleyecek bir düzey bulunmaktadır. 8 saatlik çalışma durumunda asbestin havada oluşturmuş olduğu limit konsantrasyonu 0,1 lif /santimetreküpü geçmemelidir. Yönetmelik kapsamında belirlenen bu sınır değeri aşılmasının önlenmesi iş güvenliği açısından oldukça önemlidir. Bu aşamanın bu şekilde düzenlenmesinin en önemli sebebi çalışanların uzun süre buraya maruz kalarak ciddi Sağlık sorunlarına yakalanmama amaçlarıdır. Yönetmeliğe göre bu tarz çalışmaların yapılabilmesi için işçi sayısı en az şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca ortamda tozun yayılmasını engelleyecek bütün önlemlerin alınması da birinci öncelik. Asbeste maruziyet ile ilgili riski önleyebilmek için ekipmanların düzenli bir şekilde temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca asbest veya toz çıkaran malzemelerin uygun kaplarda taşınması önemli bir ayrıntıdır.

Asbest Mazuriyetine Karşı Önlemler

Asbestle Çalışma Günlük Kaç Saat?

Asbest veya tozuna maruz kalacak şekilde çalışan işçiler için belirli bir çalışma saati düzenlenmiştir. Asbeste maruz kalan işçiler için sekiz saatlik mesai ön görülse bile limit konsantrasyonun ayarlanması burada oldukça önem arz etmektedir. Yani limit konsantrasyonuna göre asbestin çalışma saatleri belirlenir. Ortalama 8 saat bir işçinin maruz kalabileceği asbest ile ilgili olarak limit konsantrasyonda yukarıda bahsetmiştik. Eğer bu şekilde bir ayarlama yapılırsa işçi 8 saat asbest bulunan ortamda çalışabilir.

Asbest Mazuriyetine Karşı Önlemler

Eğer ortamda asbest veya asbest tozuna maruziyet riski var ise bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Burada asbest olduğu belirlenen çalışma alanlarında uyarı levhalarını asılması birinci önceliktir. Alanda görevli olan işçiler dışında herhangi bir işçinin bu alana girmesi yasaktır. Bazı alanlarda sigara içilmesi yasak olacağı için bununla ilgili uyarılarında yapılması önemlidir. Ortamda çalışılan işçilerin yeme içme gibi ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin asbest tozundan tamamen dışarıda bir alan olması zorunludur. Asbest tozuna maruz kalacak olan işçilere muhakkak bu konu ile ilgili koruyucu kıyafetler verilmelidir. Kişilere verilen bu malzemelerin dışarıda temizlenmesi yasaktır. Asbest tozuna maruz kalmış olan bütün ekipmanların temizliği işyerinde gerçekleştirilmelidir.

  • İzlenme: 1710